Kiracı tacirin, kiralanan depoyu sözleşmeye aykırı olarak imalathane olarak kullanmak istemesi ve bu nedenle ruhsat alamaması üzerine sözleşmeyi feshetmesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/3 E. sayılı kararına göre neden 'haksız fesih' olarak nitelendirilmiştir?
Kiracı tacirin bu feshinin 'haksız' olarak nitelendirilmesinin temelinde, hem sözleşme hükümlerine aykırılık hem de tacirin basiretli davranma yükümlülüğünü ihlal etmesi yatmaktadır. Karara göre gerekçeler şunlardır: 1) Sözleşmesel Amacın Dışına Çıkma: Taraflar arasındaki sözleşmede kiralananın kullanım amacı açık ve net bir şekilde 'kauçuk deposu' olarak belirlenmiştir. Kiracı, burayı 'imalathane' olarak kullanmaya çalışarak sözleşmenin temel şartlarından birini ihlal etmiştir. 2) Ruhsat Sorumluluğunun Kiracıda Olması: Sözleşmenin 10. maddesinde, kiracının yapacağı faaliyetlerle ilgili tüm izin ve ruhsatları kendisinin alacağı açıkça kararlaştırılmıştır. Bu hüküm geçerlidir ve tarafları bağlar. 3) Hukuki Ayıbın Kaynağı: Kiralanan yer, sözleşmede belirtilen 'depo' amacı için kullanıldığında ruhsat alınabilir bir yerdir. Sorun, kiralananın kendisinden değil, kiracının sözleşme dışı ve daha fazla yasal gereklilik isteyen 'imalathane' amacından kaynaklanmaktadır. Yani ayıp, kiraya verenin teslim ettiği malda değil, kiracının kullanım amacındadır. 4) Basiretli Tacir Yükümlülüğü: Kiracı bir tacir olarak, bir yeri imalathane olarak kiralamadan önce o yerin imar durumu, iskan izni ve kendi faaliyetine uygun olup olmadığı gibi konularda gerekli araştırmayı yapmakla yükümlüdür. Bu araştırmayı yapmadan sözleşme yapıp, sonradan ruhsat alamadığı gerekçesiyle sözleşmeyi feshetmesi, basiretli bir iş insanı davranışına aykırıdır. Bu nedenlerle Yargıtay, feshin haklı bir nedene dayanmadığı, kiracının kendi kusurundan kaynaklanan bir sorunu kiraya verene yüklemeye çalıştığı sonucuna vararak feshi 'haksız' kabul etmiştir. (İlgili metin: kiracinin-tacir-olmasi, İlgili Karar: YHGK E. 2019/3, K. 2022/398)