Muris muvazaası davasında, miras bırakanın taşınmazını devretmesinin altında yatan gerçek iradenin 'mal kaçırma' değil de 'denkleştirme' (paylaştırma) olduğunu ispat etme yükümlülüğü kime aittir? Bu savunma hangi delillerle ispatlanabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68263

Muris muvazaası davasında, işlemin muvazaalı olduğunu, yani miras bırakanın amacının mal kaçırmak olduğunu ispat etme yükümlülüğü, davayı açan mirasçıya aittir. Ancak davacı, işlemin görünüşte satış olmasına rağmen bedel ödenmediğini, devralanın alım gücü olmadığını veya bedeller arasında fahiş fark olduğunu kanıtlayarak muvazaanın varlığına dair güçlü karineler ortaya koyduğunda, ispat yükü fiilen yer değiştirir. Bu durumda, işlemin muvazaalı olmadığını, gerçek amacın 'denkleştirme' olduğunu ispat etme yükümlülüğü davalıya (taşınmazı devralan kişiye) geçer. Davalı, denkleştirme savunmasını şu gibi delillerle ispatlayabilir: - Tanık Beyanları: Miras bırakanın mallarını tüm çocukları arasında paylaştırma niyetinde olduğunu bilen, bu duruma şahit olan kişilerin (diğer mirasçılar, akrabalar, komşular) beyanları. - Belge ve Kayıtlar: Miras bırakanın, dava konusu devir dışında, diğer mirasçılarına da sağlığında başka mallar (taşınmaz, para, değerli eşya vb.) devrettiğini gösteren tapu kayıtları, banka dekontları, vasiyetname veya diğer belgeler. - Bilirkişi Raporu: Mahkeme, uzman bilirkişiler aracılığıyla tüm mirasçılara yapılan kazandırmaların değerlerini tespit ettirerek, aralarında makul bir denge olup olmadığını değerlendirebilir. Bu delillerle, miras bırakanın tüm mirasçılarını kapsayan ve aralarında makul bir denge kuran bir paylaştırma iradesiyle hareket ettiği kanıtlanırsa, denkleştirme savunması kabul edilebilir. (İlgili metin: muvazaa-mirastan-mal-kacirma-davasi)