5510 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin birinci fıkrası, 01.10.2008 öncesi sigortalılık süreleri, fiili hizmet süresi zammı ve itibari hizmet süreleri hakkında nasıl bir ilke benimsemiştir? Bu ilkenin sosyal güvenlik hukukundaki önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68253

5510 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin birinci fıkrası, sosyal güvenlik reformu öncesi dönemde farklı kanunlara (506, 1479, 5434 vb.) tabi olan sigortalıların kazanılmış haklarını korumayı amaçlayan temel bir ilke benimsemiştir. Bu ilkeye göre, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önceki 'sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri', kişilerin o dönemde tabi oldukları kendi kanunlarının hükümlerine göre değerlendirilir. Bu ilkenin sosyal güvenlik hukukundaki önemi, 'kazanılmış haklara saygı' ve 'hukuki güvenlik' ilkelerinin bir yansıması olmasıdır. Kanun koyucu, yeni bir sisteme geçerken, eski sistemde kişilerin elde ettiği hakların ve statülerin yeni kanunla geriye dönük olarak ortadan kaldırılmasını veya aleyhe değiştirilmesini engellemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2024/151 E. sayılı kararında da bu maddeye atıf yapılarak, davacının 5434 sayılı Kanun'a tabi olduğu dönemdeki fiili hizmet süresi zammının, o kanunun kurallarına göre değerlendirilmesi gerektiği temel alınmıştır. Bu madde, reform sonrası dönemde, eski kanunlara tabi sürelerin nasıl hesaplanacağı konusunda temel bir referans noktasıdır. (İlgili metin: fiili-hizmet-suresi-zammi, İlgili Kanun Maddesi: 5510 sayılı Kanun, Geçici Madde 7)