İHAS m. 6 ve CMK m. 202 uyarınca sanığa tanınan tercüman hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesi için, tercümanın sadece yabancı dili bilmesi yeterli midir? Metindeki eleştiriler ışığında, ideal bir tercümanda bulunması gereken nitelikler nelerdir?
Hayır, metindeki eleştirilere göre tercümanın sadece yabancı dili konuşabiliyor olması, tercüman hakkının etkin kullanımı için kesinlikle yeterli değildir. Metin, uygulamada sırf dil bildiği için görevlendirilen tercümanların yarattığı ciddi mağduriyetlere dikkat çekmektedir. İdeal bir ceza muhakemesi tercümanında bulunması gereken nitelikler şunlardır: 1) Dile Üst Düzey Hakimiyet: Tercüman, hem kaynak dile (Türkçe) hem de hedef dile (sanığın anladığı dil) sadece günlük konuşma düzeyinde değil, dilin tüm incelikleriyle hakim olmalıdır. 2) Hukuk Terminolojisi Bilgisi: En önemli niteliklerden biri, hukuki kavram ve terimlere her iki dilde de vakıf olmaktır. 'İsnat', 'mütalaa', 'teşebbüs', 'içtima' gibi teknik kavramların doğru ve anlaşılır bir şekilde çevrilmesi, adil yargılanma için hayatidir. Dile hakim olmayan bir tercümanın yapacağı yanlış veya eksik çeviri, sanığın savunmasını tamamen yanlış bir zemine oturtabilir. 3) Tarafsızlık ve Dürüstlük: Tercüman, sanığı doğru ve eksiksiz bir şekilde bilgilendirmeli, kendi yorumunu katmadan, söylenenleri olduğu gibi aktarmalıdır. 4) Yeterlilik ve Kapasite: Özellikle eş zamanlı çeviri gerektiren duruşma ortamının dinamizmine ve baskısına dayanabilecek, hızlı ve doğru çeviri yapabilecek kapasitede olmalıdır. Metinde, bu niteliklere sahip olmayan tercümanlar nedeniyle sanıkların etraflarında olup biteni anlayamadığı, savunma haklarının özünün zedelendiği ve maddi hakikate ulaşmanın sekteye uğradığı sert bir dille eleştirilmektedir. (İlgili metin: ceza-yargilamasinda-tercuman-hakki-ve-uygulanmasi)