5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) m. 10 uyarınca, vesayet ve kısıtlılık kararlarında 'uygulanacak hukuk' ile 'yetkili mahkeme' arasındaki ayrım nasıldır? Yabancı bir mahkemenin, kendi vatandaşı olmayan bir kişi hakkında verdiği kısıtlılık kararının Türkiye'de tanınması neden Türk mahkemelerinin 'münhasır yetkisine' bir müdahale olarak görülmemelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68243

MÖHUK m. 10, vesayet ve kısıtlılık konularında ikili bir ayrım yapar: 1) Uygulanacak Hukuk: Vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi sebepleri, hakkında karar verilmesi istenen kişinin 'milli hukukuna' tabidir (m. 10/1). Ancak, vesayetin yönetimi (vasinin görevleri, malların yönetimi vb.) gibi diğer tüm hususlar 'Türk hukukuna' tabidir (m. 10/3). 2) Yetkili Mahkeme: Kanun, yetkili mahkemenin münhasıran Türk mahkemeleri olduğunu söylemez. Yargıtay 8. HD'nin 2017/6609 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, yabancı bir mahkemenin, kısıtlanacak kişinin milli hukukuna göre (veya La Haye Sözleşmesi uyarınca kendi hukukuna göre) verdiği bir kısıtlılık kararının Türkiye'de tanınması, Türk mahkemelerinin 'münhasır yetkisine' bir müdahale olarak görülmemelidir. Bunun nedenleri şunlardır: - Münhasır Yetkinin Dar Yorumu: Münhasır yetki, kamu düzeniyle ilgili istisnai bir durumdur ve genellikle taşınmazın aynı gibi konularla sınırlıdır. Kişi hallerine ilişkin (vesayet gibi) durumlar, kural olarak münhasır yetki kapsamında değildir. - Kanunun Amacı: MÖHUK, yabancı mahkeme kararlarının tanınmasını ve tenfizini kolaylaştırmayı amaçlar. Yabancı bir ülkede yaşayan bir Türk vatandaşı hakkında o ülke mahkemesinin verdiği bir vesayet kararının tanınmaması, kişiyi Türkiye'de yeniden dava açmaya zorlar ki bu, kanunun amacına ve kişilerin haklarını koruma ilkesine aykırıdır. - Kamu Düzeni: Yabancı kararın tanınması, ancak sonucunun Türk kamu düzenine 'açıkça' aykırı olması halinde reddedilebilir. Vesayet kurumu hem Türk hem de yabancı hukuk sistemlerinde var olan, kişinin korunmasını amaçlayan evrensel bir kurumdur. Bu nedenle, usulüne uygun verilmiş bir vesayet kararının tanınması, kural olarak kamu düzenine aykırı değildir. (İlgili metin: hmk-madde-383-gorevli-mahkeme)