Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/3 E. sayılı kararına konu olan olayda, kiracı tacirin kiralananı sözleşmede belirtilen 'depo' amacı dışında 'imalathane' olarak kullanmak istemesi ve bu nedenle ruhsat alamaması, kiraya verenin ayıptan sorumluluğunu neden ortadan kaldırmıştır?
Kiraya verenin ayıptan sorumluluğunun (818 s. BK m. 249) ortadan kalkmasının temel nedeni, kiracı olan şirketin bir 'tacir' olması ve bu sıfatla 'basiretli bir iş insanı gibi davranma' (6762 s. TTK m. 20/2) yükümlülüğü altında bulunmasıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu durumu şu gerekçelerle değerlendirmiştir: 1) Sözleşmeye Aykırılık: Kira sözleşmesinde kiralananın kullanım amacı açıkça 'kauçuk deposu' olarak belirlenmiştir. Kiracının burayı 'imalathane' olarak kullanmak istemesi, sözleşmenin amacına aykırı bir davranıştır. 2) Basiretli Davranma Yükümlülüğü: Tacir olan kiracı, kiraladığı yerin kendi ticari faaliyetine (imalathane) uygun olup olmadığını, bu faaliyet için gerekli izin ve ruhsatların alınıp alınamayacağını önceden araştırmakla yükümlüdür. Kiralananın imar durumu nedeniyle imalathane ruhsatı alamaması, kiracının kendi faaliyet alanıyla ilgili öngörmesi gereken bir risktir. 3) Hukuki Ayıbın Nisbiliği: Kiralanan yer, sözleşmede kararlaştırılan 'depo' amacı için kullanıldığında ruhsat alınmasında bir engel yoktur; nitekim önceki ve sonraki kiracılar depo ruhsatı alabilmiştir. Bu durum, ayıbın kiralananın kendisinden değil, kiracının sözleşme dışı kullanım amacından kaynaklandığını göstermektedir. Dolayısıyla, tacir kiracının kendi basiretsizliği ve sözleşmeye aykırı kullanım isteği nedeniyle ortaya çıkan bir sorunu, kiraya verenin ayıba karşı tekeffül borcu kapsamındaymış gibi ileri sürerek sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi kabul edilmemiştir. (İlgili metin: kiracinin-tacir-olmasi, İlgili Karar: YHGK E. 2019/3, K. 2022/398)