5434 sayılı Kanun kapsamında kazanılan 'fiili hizmet müddeti zammı' ile 506 sayılı Kanun'daki 'itibari hizmet süresi' arasındaki temel hukuki farklar nelerdir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2024/151 E. sayılı kararı bu farkları nasıl değerlendirmiştir?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararında da vurgulandığı üzere, iki kavram arasında önemli hukuki farklar bulunmaktadır: 1) Kapsam ve Sonuçları: 5434 s.K. md. 32'deki 'fiili hizmet müddeti zammı', iştirakçinin fiili hizmet süresine eklenir, bu süre emeklilik ikramiyesi miktarını ve emekli aylığı bağlama oranını artırır ve yaş haddinden indirim sağlar. 506 s.K. Ek m. 5'teki 'itibari hizmet süresi' ise, 18.02.2000 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'na göre sadece 'sigortalılık süresine' eklenir, prim ödeme gün sayısına eklenmesi mümkün değildir. 2) Kanuni Dayanak: Fiili hizmet zammı 5434 s.K. md. 32 vd. düzenlenirken, itibari hizmet süresi 506 s.K. Ek m. 5'te düzenlenmiştir. Yargıtay, bu kavramsal ve kanuni farklılıktan yola çıkarak, fiili hizmet zammının, 506 sayılı Kanun'daki itibari hizmet süresinden farklı olduğunu ve bu nedenle sigortalılık başlangıç tarihini geriye çekmek için kullanılamayacağını, zira bunun için açık bir kanun hükmü gerektiğini belirtmiştir. Ancak yaş haddinden indirim konusunda her ikisinin de benzer amaca hizmet ettiğini kabul etmiştir. (İlgili metin: fiili-hizmet-suresi-zammi, İlgili Karar: YHGK E. 2024/151, K. 2024/359)