CMK m.169/2 uyarınca, soruşturma evresinde yapılan işlemlerin tutanağa bağlanması kuralına aykırı olarak, onaysız fotokopilere dayanılarak hüküm kurulması, Yargıtay tarafından neden bir bozma nedeni olarak kabul edilmektedir? Bu durumun Yargıtay denetimine etkisini açıklayınız.
Yargıtay'ın, onaysız fotokopi belgelere dayanılarak hüküm kurulmasını sürekli olarak bir bozma nedeni saymasının temelinde 'delillerin güvenilirliği' ve 'hukuki denetimin sağlanması' ilkeleri yatar. Gerekçeler şunlardır: 1) Delillerin Güvenilirliğinin Denetlenememesi: Ceza yargılamasının amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır ve bu amaca ancak güvenilir delillerle ulaşılabilir. Onaysız bir fotokopi, aslına uygun olup olmadığı, üzerinde değişiklik yapılıp yapılmadığı konusunda şüphe barındırır. CMK m.169, soruşturma tutanaklarının imzalı ve usulüne uygun olmasını emrederek bu güvenilirliği sağlamayı amaçlar. Onaysız fotokopi bu güvenceyi ortadan kaldırır. 2) Yargıtay Denetimine Olanak Vermemesi: Yargıtay, bir temyiz mercii olarak, ilk derece mahkemesinin kararını dosyadaki delillere göre hukuka uygunluk açısından denetler. Dosyada delillerin aslı veya onaylı suretleri bulunmadığında, Yargıtay'ın bu delillerin içeriğini, sıhhatini ve mahkemenin bu delilleri doğru değerlendirip değerlendirmediğini denetlemesi fiilen imkansız hale gelir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2018/2296 sayılı kararında ve metindeki diğer birçok kararda bu durum açıkça vurgulanmıştır. Onaysız fotokopilerle dolu bir dosya, hukuki denetime kapalı bir dosya anlamına gelir. Bu nedenle, mahkemenin öncelikle soruşturma belgelerinin aslını veya onaylı suretlerini dosyaya celp etmesi ve kararını bunlara dayandırması, hem adil bir yargılama hem de etkin bir kanun yolu denetimi için zorunludur. (İlgili metin: cmk-madde-169-sorusturma-evresinde-yapilan-islemlerin-tutanaga-baglanmasi)