Bir kişinin, işlediği bir suçla ilgisi olmayan ve daha önce başlamış bir soruşturma dosyası nedeniyle hakkında çıkarılan yakalama kararından kurtulmak amacıyla başkasının kimliğini kullanması, TCK m.268 suçunu oluşturur mu? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/378 sayılı kararını esas alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68225

Hayır, bu eylem TCK m.268'de düzenlenen 'başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması' suçunu oluşturmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/378 sayılı kararında da netleştirildiği üzere, TCK m.268'in uygulanabilmesi için failin, kimlik bilgilerini 'kendisinin işlediği bir suç nedeniyle hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla' kullanması gerekmektedir. Buradaki kilit unsur, failin, kimlik gizleme eylemiyle, o an işlediği veya yeni ortaya çıkan bir suça ilişkin soruşturma/kovuşturma sürecini saptırma amacıdır. Olayda ise sanık, yeni bir suçun soruşturmasından kaçmak için değil, daha önce başlamış, soruşturması ve kovuşturması yapılmış bir dava nedeniyle, sadece mahkeme huzuruna çıkarılmasını sağlamak amacıyla verilen 'yakalama kararının infazını engellemek' için başkasının kimliğini kullanmaktadır. Sanığın amacı, yeni bir soruşturma veya kovuşturmanın başlamasını engellemek değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu durumu, TCK m.268'in özel kast unsurunun gerçekleşmediği şeklinde yorumlamıştır. Bu durumda sanığın eylemi, resmi belge düzenleme yetkisine sahip mahkeme heyetine kimliği hakkında yalan beyanda bulunması ve bu beyana göre sorgu tutanağı düzenlenmesi nedeniyle, TCK m.206'da düzenlenen 'resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan' suçunu oluşturur. (İlgili metin: baskasina-ait-kimlik-bilgilerinin-kullanilmasi-sucu, İlgili Karar: YCGK-K.2014/378)