Bir kiracının sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi durumunda, kiraya verenin yoksun kaldığı kira bedeli zararı nasıl hesaplanır? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/3 E., 2022/398 K. sayılı kararına konu olan davada, kiralananın kısa sürede yeniden kiraya verilmiş olması bu hesabı nasıl etkilemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68221

Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, kiracının sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi durumunda kiraya verenin yoksun kaldığı kira bedeli zararı, kiracının sorumluluğunun 'kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre' ile sınırlı olması ilkesine göre hesaplanır. Yani kiracı, taşınmazın boş kaldığı her gün için değil, sadece yeniden kiralanması için geçmesi gereken makul süre boyunca işleyecek kira bedelinden sorumludur. Bu 'makul süre', mahkemece bilirkişi marifetiyle belirlenir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/3 E., 2022/398 K. sayılı kararına konu olan davada ise özel bir durum söz konusudur. Kiracı taşınmazı 18.01.2012'de tahliye etmiş ve kiraya veren, karşı dava dilekçesinde taşınmazı 20.02.2012'de yeniden kiraya verdiğini beyan ederek sadece bu bir aylık dönem için kira bedeli talep etmiştir. Bu durumda, 'makul sürenin' ne kadar olduğunun araştırılmasına gerek kalmamıştır. Çünkü zarar, zaten fiilen gerçekleşen ve talep edilen süreyle (yaklaşık bir ay) sınırlıdır. Kiralananın kısa sürede yeniden kiraya verilmiş olması, kiracının sorumlu olacağı süreyi somut olarak belirlemiş ve zararı sınırlandırmıştır. Kiraya verenin, kiralananı yeniden kiraya verdikten sonraki dönem için bir zararı söz konusu olmayacağından, kiracının sorumluluğu da yeniden kiralama tarihiyle sona ermiştir. Bu nedenle Hukuk Genel Kurulu, Özel Daire'nin 'yeniden kiraya verilebilecek sürenin araştırılması' yönündeki bozma gerekçesine katılmamış, zararın zaten somutlaşmış ve taleple sınırlı olduğunu belirtmiştir. (İlgili metin: kiracinin-tacir-olmasi)