Tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davasının (isim tespiti), HMK m. 382/2-ç-1 kapsamında 'çekişmesiz yargı' işi sayılmasının temel koşulu nedir? Bu davanın, mülkiyet aktarımı sonucu doğurabilecek bir davadan farkını Yargıtay içtihatları temelinde açıklayınız.
Tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davasının HMK m. 382/2-ç-1 kapsamında bir 'çekişmesiz yargı' işi sayılmasının temel koşulu, yapılacak düzeltmenin 'taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek' nitelikte olmasıdır. Daha basit bir ifadeyle, düzeltme talebi, taşınmazın malikini değiştirmemeli, yani bir 'mülkiyet aktarımı' sonucunu doğurmamalıdır. Bu tür davaların amacı, sadece tapu sicilindeki bir maddi hatayı (isim, soyisim, baba adı vb. yanlışlıklarını) düzelterek, sicilin gerçek hak durumuyla uyumlu hale getirilmesidir. Örneğin, tapuda 'Ahmet oğlu Mehmet' olarak kayıtlı kişinin, nüfus kayıtlarında 'Ahmet oğlu Mehmet Yılmaz' olduğunun tespiti ve sicilin bu şekilde düzeltilmesi istenir. Burada malik değişmemekte, sadece kimlik bilgisi güncellenmektedir. Bu davanın, mülkiyet aktarımı sonucu doğurabilecek bir davadan farkı ise amacındadır. Mülkiyet aktarımı amacı taşıyan davalarda (örneğin, tapu iptal ve tescil), davacı, taşınmazın mülkiyetinin davalıdan alınıp kendisine verilmesini talep eder. Bu durumda, taraflar arasında açık bir menfaat çatışması ve uyuşmazlık vardır; bu nedenle bu tür davalar 'çekişmeli yargı' işidir ve Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülür. Yargıtay (örneğin Yargıtay 1. HD, 2016/8111 E. sayılı kararı), bir davanın görünüşte kimlik tespiti davası olsa bile, aslında mülkiyetin el değiştirmesi sonucunu doğuracak bir iddia içeriyorsa, bunun çekişmesiz yargı olarak kabul edilemeyeceğini ve Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunu istikrarlı bir şekilde belirtmektedir. (İlgili metin: hmk-madde-383-gorevli-mahkeme)