HMK'nın 62. maddesi, 'ihbarın tevali etmesi gibi zorunlu olan durumlar dışında süre verilemez' demektedir. 'İhbarın tevalisi' ne anlama gelir ve bu durum neden yargılamada ek süre verilmesini gerektiren 'zorunlu bir hal' olarak kabul edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68219

'İhbarın tevalisi', kelime anlamıyla 'ihbarın zincirleme devam etmesi' demektir. Hukuki olarak, bir davada kendisine dava ihbar edilen üçüncü kişinin, kendisinin de davayı kaybetmesi halinde başka bir dördüncü kişiye rücu etme hakkı olduğunu düşünerek, davayı o dördüncü kişiye ihbar etmesidir (HMK m. 61/2). Bu süreç teorik olarak devam edebilir. Bu durumun 'zorunlu bir hal' olarak kabul edilerek ek süre verilmesini gerektirmesinin sebebi, 'hukuki dinlenilme hakkı'nın (Anayasa m. 36, HMK m. 27) bir gereğidir. İlk ihbar yapıldığında, ihbar edilenin durumu değerlendirip davaya müdahale edip etmeyeceğine karar vermesi ve varsa kendi ihbarını yapması için bir zamana ihtiyacı olacaktır. Zincirleme ihbarlar, tebligat süreçleri ve her bir ihbar edilenin hukuki durumu değerlendirmesi zaman alacağından, mahkemenin hiç ek süre vermeden yargılamaya devam etmesi, sonradan ihbar edilen kişilerin davadan haberdar olma ve davaya katılma haklarını fiilen ortadan kaldırabilir. Kanun koyucu, bu nedenle, yargılamanın gereksiz uzamasını önleme amacı ile hukuki dinlenilme hakkının korunması amacı arasında bir denge kurmuş ve 'ihbarın tevalisi' gibi durumlarda hakime, takdirine bağlı olarak, yargılamayı erteleme ve ek süre verme yetkisi tanımıştır. Bu, kuralın katı bir şekilde uygulanmasının yaratacağı hak kayıplarını önlemeye yönelik istisnai bir düzenlemedir. (İlgili metin: hmk-madde-62-ihbarin-sekli, İlgili Kanun Maddesi: HMK m. 61, m. 62)