6526 sayılı Kanun'un getirdiği yeni düzenlemelerle, önleme dinlemesi için hakime başvuru süresinin fiilen 72 saate çıkarılması mekanizmasını, Anayasa m.22/2'deki sürelerle karşılaştırarak açıklayınız. Bu düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olup olmadığını tartışınız.
Metinde 'iç güvenlik paketi' olarak anılan kanun tasarısı ile önerilen ve 6526 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluğun kendi yazılı emriyle başlattığı önleme dinlemesi için hakimin onay verme süresini uzatmaktadır. Mekanizma şöyledir: Anayasa m.22/2'ye göre, yetkili merciin (kolluk amirinin) kararı 'yirmidört saat içinde' görevli hakimin onayına sunulur. Hakim ise kararını 'kırksekiz saat içinde' açıklar. Eski düzenlemede, PVSK Ek m.7'de hakimin karar verme süresi de 24 saatti. Bu durumda izinsiz dinleme en fazla 24 (kolluk emri) + 24 (hakim onayı) = 48 saat sürebiliyordu. Yeni düzenleme, hakimin karar verme süresini Anayasa'ya paralel olarak 48 saate çıkarmaktadır. Bu durumda kolluk, ilk 24 saatlik kendi emriyle yaptığı dinlemeye ek olarak, hakimin 48 saatlik onay sürecinde de dinlemeye devam edebilecektir. Çünkü kanun, 'Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir derhal kaldırılır' demektedir. Bu, onay süreci boyunca tedbirin devam edeceği anlamına gelir. Böylece toplam izinsiz dinleme süresi fiilen 24 + 48 = 72 saate çıkmaktadır. Bu düzenleme, Anayasa m.22/2'de belirtilen 'yirmidört saat içinde hakime sunma' ve 'kırksekiz saat içinde hakimin karar vermesi' sürelerine harfiyen uyduğu için, şeklen Anayasa'ya aykırı değildir. Metinde de 'Anayasa m.22/2’ye aykırı olmayacaktır' ifadesi yer almaktadır. Ancak, bu durumun, temel bir hak olan haberleşme hürriyetine hakim kararı olmaksızın yapılan müdahalenin süresini önemli ölçüde uzatması, 'hukuk devleti' ve 'ölçülülük' ilkeleri açısından eleştirilebilir. (İlgili metin: onleme-dinlemesi-iliskin-birkac-not)