Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2016/15562 E. sayılı kararında, mahkumiyet hükmüne esas alınan kaçak elektrik tespit tutanağının onaysız fotokopi olmasının hangi CMK maddelerine aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir? Bu aykırılığın temelindeki hukuki mantığı açıklayınız.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, onaysız fotokopi bir tutanağa dayanılarak hüküm kurulması, 5271 sayılı CMK'nın 169/2 ve 219. maddelerine aykırılık olarak belirtilmiştir. Bu aykırılığın temelindeki hukuki mantık şudur: 1) CMK m.169/2'ye Aykırılık: Bu madde, soruşturma işlemlerinin tutanağa bağlanmasını ve bu tutanağın yetkililerce imzalanmasını zorunlu kılar. İmza, tutanağın sıhhatini ve resmiyetini teyit eden bir unsurdur. Onaysız bir fotokopi, üzerinde imza bulunup bulunmadığı, imzanın kime ait olduğu ve belgenin aslıyla aynı olup olmadığı konusunda denetime imkan vermez. Bu nedenle, delilin kaynağı olan soruşturma işleminin usulüne uygun belgelendirilmesi kuralı ihlal edilmiş olur. 2) CMK m.219'a Aykırılık: Bu madde, 'delillerin ortaya konulması ve reddi' ile ilgilidir ve duruşmada bir belgenin okunmasını düzenler. Bir belgenin duruşmada okunarak delil olarak kabul edilebilmesi için, o belgenin hukuken geçerli ve güvenilir olması gerekir. Onaysız bir fotokopi, güvenilirlik açısından şüpheli olduğu için, hukuken 'delil olarak ortaya konulması' uygun değildir. Yargıtay, ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğe ulaşmada, delillerin güvenilirliğinin hayati önem taşıdığını kabul eder. Onaysız fotokopiler, üzerinde oynama yapılmış olabileceği veya aslını yansıtmayabileceği için bu güvenilirliği sağlamaz. Bu nedenle, mahkemenin kararını ancak belgenin aslına veya 'aslı gibidir' şerhi taşıyan onaylı bir suretine dayandırması gerekir. Aksi durum, hem sanığın savunma hakkını zedeler hem de Yargıtay'ın hukuki denetim yapmasını engeller. (İlgili metin: cmk-madde-169-sorusturma-evresinde-yapilan-islemlerin-tutanaga-baglanmasi)