Bir sanığın, meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmediği halde, duruşmaya SEGBİS ile uzaktan katılması ve yanında tercüman bulunmaması, adil yargılanma hakkı açısından ne gibi sorunlar yaratır? Metindeki eleştiriler doğrultusunda bu durumu analiz ediniz.
Metinde bu durum, adil/dürüst yargılanma hakkının özünü zedeleyen ciddi bir sorun olarak eleştirilmektedir. Türkçe bilmeyen bir sanığın, yanında tercüman olmadan SEGBİS ile duruşmaya katılması şu temel sorunları yaratır: 1) Anlama ve Anlaşılma Sorunu: Sanık, duruşma salonunda ne olup bittiğini, kimin ne söylediğini, kendisine ne sorulduğunu anlayamaz. Aynı şekilde, kendi meramını, savunmasını veya taleplerini de mahkemeye iletemez. Bu, iletişimin tamamen kopması anlamına gelir. 2) Duruşmaya Aktif Katılımın Engellenmesi: Sanık, duruşmayı sadece pasif bir şekilde izlemek zorunda kalır. Tanıkların beyanlarına, savcının mütalaasına veya delillerin tartışılmasına anlık olarak müdahale etme, soru sorma veya itirazda bulunma imkanından tamamen mahrum kalır. Bu, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin fiilen ortadan kalkması demektir. 3) Savunma Hakkının İşlevsizleşmesi: Savunma hakkı, sadece sanığın son sözünü söylemesinden ibaret değildir. Yargılamanın her aşamasında iddialara karşı koyabilmeyi gerektirir. Tercümansız bir SEGBİS katılımı, sanığın bu hakkını tamamen işlevsiz hale getirir. Metinde, Türkçe bilen bir sanık için bile zorluklar içeren SEGBİS sisteminin, Türkçe bilmeyen bir sanık için, özellikle de yanında tercüman yoksa, 'aşırı bir güçlük' yarattığı ve dürüst yargılanma hakkını temelden ihlal ettiği vurgulanmaktadır. İdeal olan, bu durumdaki sanığın bizzat duruşma salonunda, yanında bir tercümanla hazır edilerek yargılamaya katılımının sağlanmasıdır. (İlgili metin: ceza-yargilamasinda-tercuman-hakki-ve-uygulanmasi)