Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/5-563 E. sayılı kararı uyarınca, bir tüzel kişinin kamu davasına katılabilmesi için aranan 'suçtan doğrudan zarar görme' şartının istisnaları var mıdır? Varsa örneklerle açıklayınız.
Evet, Yargıtay'ın 'suçtan doğrudan zarar görme' şartını aramasının istisnaları vardır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/5-563 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu istisna, özel bir kanun hükmünün belirli bir tüzel kişiye, belirli suçlardan açılan kamu davalarına katılma hakkı tanıması durumunda ortaya çıkar. Yani, kanun koyucu, bir tüzel kişinin o suçtan doğrudan zarar görüp görmediğini araştırmaksızın, kurumsal olarak davaya katılmasını özel bir hükümle düzenlemiş olabilir. Bu durumlarda, mahkemenin ayrıca 'doğrudan zarar' şartının gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırmasına gerek yoktur; tüzel kişinin usulüne uygun başvuruda bulunması katılan olarak kabul edilmesi için yeterlidir. Kararda verilen örnekler şunlardır: - 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu m. 18 uyarınca, kaçakçılık suçlarından açılan davalara Gümrük İdaresi'nin katılması. - 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu m. 18 uyarınca, bu kanun kapsamındaki suçlara ilişkin davalara Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın katılması. - 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 162 uyarınca, bankacılık suçlarına ilişkin davalara Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) katılması. Bu haller, kanun koyucunun o suç tipiyle mücadelede ilgili kurumların aktif rol almasını ve kamu menfaatini korumasını istediği özel durumlardır ve genel katılma kuralının istisnasını oluştururlar. (İlgili metin: tuzel-kisilerin-suctan-zarar-goren-sifati-ile-kamu-davasina-katilabilmesi)