Anayasa Mahkemesi'nin 2018/137 E. sayılı kararında, MİT'in bütün faaliyetlerinin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamı dışına çıkarılması neden Anayasa'ya aykırı bulunmuştur? Bu iptal kararında, hangi tür bilgi ve belgelere erişimin engellenmesi temel sorun olarak görülmüştür?
Anayasa Mahkemesi, MİT'i bir bütün olarak ve hiçbir istisna tanımaksızın Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamı dışına çıkaran kuralı, Anayasa'da güvence altına alınan bilgi edinme hakkı ve kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına (Anayasa m. 74, m. 20) ölçüsüz bir müdahale olduğu gerekçesiyle iptal etmiştir. İptalin temel nedeni, yasağın kategorik olmasıdır. Mahkeme, MİT'in devletin güvenliği ile ilgili istihbari faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgelerin gizli kalmasında meşru bir kamu yararı olduğunu kabul etmekle birlikte, MİT bünyesindeki tüm bilgi ve belgelerin bu nitelikte olmadığını vurgulamıştır. Temel sorun olarak görülen ve erişimi engellenen bilgi türleri şunlardır: 1) İstihbari Nitelikte Olmayan Bilgiler: MİT'in de her kamu kurumu gibi idari, mali ve personel işlemleri vardır. Bu tür, istihbarat faaliyetiyle ilgisi olmayan idari nitelikteki bilgilere erişimin tamamen engellenmesi, bilgi edinme hakkının özünü zedeler. 2) Kişilerin Çalışma Hayatı ve Meslek Onurunu Etkileyen Bilgiler: MİT bünyesinde çalışan veya MİT'in yürüttüğü güvenlik soruşturmalarına konu olan kişilerin, kendi özlük haklarını, sicillerini, haklarındaki iddia ve tespitleri içeren ve çalışma hayatlarını doğrudan etkileyen bilgilere ulaşmalarının engellenmesi, hem bilgi edinme hakkına hem de kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına aykırıdır. AYM'ye göre, MİT'in faaliyetlerinin niteliği dikkate alınarak, istihbari faaliyetler gibi belirli ve sınırlı istisnalar getirilmesi gerekirken, kurumsal olarak tüm faaliyetlerin kategorik bir şekilde kanun kapsamı dışına çıkarılması, demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülü bir sınırlama değildir. (İlgili metin: anayasa-mahkemesinin-ohal-sonrasi-tedbirlere-iliskin-karari)