Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/3 E. sayılı kararında, kiralananın tahliyesi sırasında düzenlenen tutanakta yer alan 'depo zemininin kauçuk atıklarından dolayı kirli olduğu' ifadesi, 'hor kullanma tazminatı' talebi için yeterli bir dayanak mıdır? Mahkemenin keşifte 'zeminde zedelenmeler' tespit etmesi bu durumu nasıl etkiler?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/3 E., 2022/398 K. sayılı kararının Özel Daire bozma gerekçesine göre, tahliye tutanağındaki bu ifade, hor kullanma tazminatı talebinin incelenmesi için yeterli bir başlangıç noktasıdır. Kiracı, kiralananı teslim aldığı gibi temiz ve hasarsız bir şekilde iade etmekle yükümlüdür (818 sayılı BK m. 266, TBK m. 334). Tutanakta 'kauçuk atıklarından dolayı kirli olduğu'nun belirtilmesi, kiracının bu borcunu ihlal ettiğine dair bir delildir. Mahkemenin sonradan yaptığı keşifte 'zeminde bazı zedelenmelerin varlığının belirlenmesi', bu iddiayı somutlaştıran ve güçlendiren bir olgudur. Özel Daire, bu iki veriyi birleştirerek, tahliye tutanağına bu hususun sonradan eklendiği savunmasının önemini yitirdiğini ve mahkemenin 'hor kullanma tazminatı' talebini esastan incelemesi gerektiğini belirtmiştir. Yani, tutanaktaki 'kirlilik' ifadesi, keşifteki 'zedelenme' tespitiyle birleşince, kiracının 'sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalar' dışında, kötü kullanım nedeniyle bir zarara yol açmış olabileceği ihtimalini güçlendirir. Bu nedenle mahkeme, bu talebi reddetmek yerine, zemindeki zedelenmelerin normal kullanımdan mı yoksa hor kullanımdan mı kaynaklandığını ve temizlik/onarım masrafının ne kadar olduğunu bilirkişi aracılığıyla tespit ederek bir karar vermelidir. Direnme kararını bozan Hukuk Genel Kurulu da (3) numaralı uyuşmazlık başlığında, davacının en azından temiz bırakma borcunu ifa etmemesi nedeniyle yapılacak harcama kadar tazmin borcunun bulunduğunu kabul etmiştir. (İlgili metin: kiracinin-tacir-olmasi)