HMK m. 383'e göre çekişmesiz yargı işlerinde Sulh Hukuk Mahkemesi'nin genel görevli olması kuralının, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun karşısındaki durumunu, 'çocuk mallarının korunması' istemli davalar açısından Yargıtay 20. HD'nin 2017/6955 E. sayılı kararı ışığında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68208

HMK m. 383, aksine bir düzenleme olmadıkça çekişmesiz yargı işlerinde Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunu belirtir. HMK m. 382/2-b'de aile hukukundaki çekişmesiz yargı işleri sayılmıştır ve çocuk mallarının korunması bu kapsama girer. Bu genel kurala göre, davanın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği düşünülebilir. Ancak, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, bu alanda özel bir görev düzenlemesi getirmektedir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/6955 E. sayılı kararında da atıf yapıldığı üzere, 4787 sayılı Kanun'un 6/2-c maddesi, 'Çocuk mallarının yönetimi ve korunmasına ilişkin önlemleri almaya karar verme' görevini açıkça Aile Mahkemesi'ne vermiştir. Aynı şekilde, TMK'nın Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 4. maddesi de bu tür durumlarda bildirimin Aile Mahkemesi'ne yapılacağını düzenler. Bu durumda, 4787 sayılı Kanun, HMK m. 383'teki genel kurala göre 'özel kanun' (lex specialis) niteliğindedir. HMK m. 383'teki 'aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece' ifadesi, tam da bu gibi özel görevlendirmeleri işaret eder. Dolayısıyla, çocuk mallarının korunmasına ilişkin bir istem, çekişmesiz yargı niteliğinde olsa dahi, özel kanunla görevlendirilen Aile Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılmalıdır. Yargıtay da bu yönde karar vererek, uyuşmazlıkta yargı yeri olarak Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi'ni belirlemiştir. (İlgili metin: hmk-madde-383-gorevli-mahkeme)