Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2024/151 E. sayılı kararında, davanın 'usulden bozulması' sonrası Bölge Adliye Mahkemesi'nin direnme kararını hangi usuli yanlışlığı düzelterek yeniden verdiğini ve bu durumun HMK'nın hangi maddeleriyle ilgili olduğunu belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68206

Hukuk Genel Kurulu'nun ilk incelemesinde (24.05.2022 tarihli ve 2022/10-973 E., 2023/496 K. sayılı karar), Bölge Adliye Mahkemesi'nin verdiği direnme kararının, 'gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki barındırdığı' tespit edilmiştir. Karara göre, BAM ilk kararında fiili hizmet zammının 'tamamının' hizmet süresine eklenmesi gerektiği gerekçesine yer verirken, direnme kararının gerekçesinde '23.05.2002 tarihine kadarki hizmetiyle orantılı' kısmının eklenmesi gerektiği yönünde bir gerekçe kurmuş, ancak hüküm fıkrasında yine '3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet süresi zammının' (yani tamamının) eklenmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu durum, kararın kendi içinde çelişkili olmasına ve usulüne uygun oluşturulmamış bir direnme kararı niteliği taşımasına neden olmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, bu usulden bozma kararı üzerine, Hukuk Genel Kurulu'nun belirttiği çelişkiyi gidermiş ve gerekçesi ile hüküm fıkrasını birbiriyle tutarlı hale getirerek (önceki gerekçesini tekrar ederek) yeniden direnme kararı vermiştir. Bu usuli yanlışlık, mahkeme kararlarının gerekçeli olması ve hüküm fıkrasının açık ve çelişkisiz olması gerektiğini düzenleyen HMK'nın 297. (eski HUMK'a atıfla) ve BAM kararlarına ilişkin HMK'nın 359. maddeleriyle ilgilidir. Usulüne uygun bir hüküm, gerekçesiyle ve sonucuyla bir bütün oluşturmalıdır. (İlgili metin: fiili-hizmet-suresi-zammi, İlgili Kanun Maddesi: HMK m. 297, m. 359)