6352 ve 6526 sayılı kanunlarla özel yetkili mahkemelerin kaldırılması sürecinde, önleme dinlemesi kararı verecek mahkemelere ilişkin 'suç atfı'nda yaşanan hukuki boşluk, 6526 sayılı kanunun 1. maddesinin 6. fıkrasının son cümlesiyle nasıl giderilmeye çalışılmıştır?
Metinde belirtildiği üzere, 6352 sayılı Kanun, CMK m.250 mahkemelerini kaldırıp yetkiyi TMK m.10 mahkemelerine devrederken, PVSK gibi kanunların önleme dinlemesi için atıf yaptığı suç kataloğunu güncellememiş, bu da bir hukuki boşluk yaratmıştır. 6526 sayılı Kanun, bu sorunu çözmeyi amaçlamıştır. Kanunun 1. maddesinin 6. fıkrasının son cümlesi, bir 'atıf hükmü' getirerek bu boşluğu doldurmaya çalışmıştır. Bu hükme göre, 'Mevzuatta Ceza Muhakemesi Kanununun mülga 250. maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar ile Terörle Mücadele Kanununun 10. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamına giren suçlara yapılan atıflar', belirli TCK suçlarına yapılmış sayılacaktır. Bu suçlar üç kategori altında toplanmıştır: a) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçu veya suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama suçu, b) Haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde cebir ve tehdit uygulanarak işlenen suçlar, c) Devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı işlenen belirli suçlar (TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölüm). Bu düzenleme ile kanun koyucu, PVSK Ek m.7 gibi maddelerde yer alan ve mülga hale gelen CMK m.250'ye yapılan 'suç atfı'nı, yeni ve belirli bir suç kataloğuna yönlendirerek, önleme dinlemesi tedbirinin uygulanabileceği suçları yeniden tanımlamış ve hukuki belirliliği sağlamaya çalışmıştır. (İlgili metin: onleme-dinlemesi-iliskin-birkac-not)