Anayasa Mahkemesi'nin 2018/137 E. sayılı kararında, OHAL sonrası göreve iade edilen TSK, emniyet ve dış işleri personelinin, bakan kararıyla eski kadroları yerine 'araştırma merkezi'ne atanmasını öngören kural hangi temel anayasal ilke uyarınca iptal edilmiştir?
Anayasa Mahkemesi, söz konusu kuralı temel olarak 'belirlilik' ve 'kanunilik' ilkelerine aykırı bularak iptal etmiştir. İptalin temel gerekçesi, ilgili bakana tanınan takdir yetkisinin kapsam ve sınırlarının kanunda açık, net ve anlaşılır bir şekilde düzenlenmemiş olmasıdır. Karara göre, göreve iade kararı, kamu görevinden çıkarma tedbirinin hukuka aykırı olduğunu ve tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması gerektiğini ifade eder. Bu durumda asıl olan, kişinin eski kadro, rütbe ve unvanına iade edilmesidir. Kural ise, bu temel ilkeye bir istisna getirerek, idareye (bakana) kişiyi eski görevine atamama ve bunun yerine 'araştırmacı' unvanıyla başka bir kadroya atama konusunda geniş bir takdir yetkisi vermektedir. Ancak kanun, bakanın bu takdir yetkisini hangi objektif kriterlere göre, hangi somut durumlarda ve hangi gerekçelere dayanarak kullanacağını belirlememiştir. Bu durum, atamama kararının tamamen idarenin subjektif değerlendirmesine bırakılmasına ve keyfi uygulamalara yol açma potansiyeli taşımaktadır. Hukuk devletinde, temel hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden idari yetkilerin, kapsam ve sınırlarının kanunla açıkça çizilmesi zorunludur. Kural, bu belirliliği sağlamadığı için idarenin keyfi uygulamalarını önleyecek nitelikte bulunmamış ve 'kanunilik' ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. (İlgili metin: anayasa-mahkemesinin-ohal-sonrasi-tedbirlere-iliskin-karari)