Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2316 E., 2017/1512 K. sayılı kararında, asıl işverenin alt işverenin işyeri defter, kayıt ve belgelerini saklama yükümlülüğü (5510 sayılı Kanun m. 86) nasıl yorumlanmıştır? Bu yorum, asıl işverenin işçilik alacağı davasındaki savunma hakkını nasıl etkilemektedir?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ilgili kararında 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesindeki belge saklama yükümlülüğünün, işçiyi fiilen çalıştıran ve iş ilişkisinin tarafı olan 'gerçek ve hukuki işverene', yani 'alt işverene' ait olduğunu açıkça belirtmiştir. Kararda, asıl işverenin, alt işverenin işçisine yapılan ödemelere (ücret, fazla mesai vb.) ilişkin bordro, ücret pusulası, banka kaydı gibi belgeleri tutma veya saklama yükümlülüğü bulunmadığı vurgulanmıştır. İlk derece mahkemesinin, asıl işverenin bu belgeleri saklamak zorunda olduğu yönündeki direnme gerekçesi, Hukuk Genel Kurulu tarafından isabetsiz bulunmuştur. Bu yorum, asıl işverenin savunma hakkını doğrudan etkilemektedir. Asıl işveren, davanın esasına ilişkin temel deliller olan bu belgelere sahip değildir. Bu nedenle, savunmasını etkin bir şekilde yapabilmesi için bu belgelerin davaya dahil edilmesi hayati önem taşır. Mahkemenin, asıl işverenin bu belgelerin alt işverenlerden istenmesi yönündeki talebini 'zaten saklamakla yükümlüsün' gibi hatalı bir gerekçeyle reddetmesi, asıl işverenin delillere ulaşma imkanını ortadan kaldırır. Bu durum, Yargıtay'a göre asıl işverenin 'hukuki dinlenilme hakkının' (HMK m. 27) ihlali anlamına gelir. Bu nedenle mahkeme, asıl işverenin talebi üzerine, HMK m. 221 uyarınca üçüncü kişi konumundaki alt işverenlerden bu belgeleri müzekkere ile istemekle yükümlüdür. (İlgili metin: hmk-madde-62-ihbarin-sekli, İlgili Karar: YHGK E. 2017/2316, K. 2017/1512)