TCK m.268 (Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması) ile TCK m.267 (İftira) suçları arasındaki ilişkiyi 'genel norm - özel norm' (lex specialis) prensibi çerçevesinde açıklayınız. Her iki suçun maddi unsurlarındaki temel fark nedir?
TCK m.268'de düzenlenen 'başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması' suçu, TCK m.267'de düzenlenen 'iftira' suçunun özel bir işleniş biçimidir. Bu nedenle aralarında 'genel norm - özel norm' ilişkisi vardır; TCK m.268 özel norm, TCK m.267 ise genel norm niteliğindedir. TCK m.268'in gerekçesinde de bu durum açıkça ifade edilmiştir. Yaptırım konusunda TCK m.268'in TCK m.267'ye atıf yapması da bu ilişkinin bir göstergesidir. İki suçun maddi unsurları arasındaki temel fark, suçun işleniş şekli ve failin konumudur: 1) İftira (TCK m.267): Fail, yetkili makamlara 'ihbar veya şikayette bulunarak' veya 'basın-yayın yoluyla' bir başkasına, işlemediğini bildiği hukuka aykırı bir fiil isnat eder. Burada fail, genellikle olayın dışındadır ve bir başkasını haksız yere suçlamaktadır. 2) Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanma (TCK m.268): Fail, 'kendisinin işlediği bir suçtan' dolayı hakkında yürütülen soruşturma veya kovuşturmayı engellemek amacıyla, kendisini masum bir üçüncü kişi olarak tanıtır. Burada fail, bizzat işlediği suçun şüphelisi/sanığı konumundadır ve kimliğini gizleyerek suçu masum bir başkasının üzerine yıkmaya çalışmaktadır. Yani iftirada 'aktif bir isnat' varken, TCK m.268'de 'pasif bir kimlik gizleme ve başkasının kimliğine bürünme' yoluyla dolaylı bir isnat söz konusudur. Bu nedenle, bir fail işlediği bir suçtan kurtulmak için başkasının kimliğini kullanırsa, eylemi daha özel olan TCK m.268'e göre cezalandırılır, ayrıca TCK m.267'den hüküm kurulmaz. (İlgili metin: baskasina-ait-kimlik-bilgilerinin-kullanilmasi-sucu)