CMK m.202/4'ün sanığa tanıdığı 'kendisini daha iyi ifade edebileceği başka bir dilde sözlü savunma yapma hakkı', CMK m.202/1'deki genel tercüman hakkından hangi yönleriyle ayrılır? Bu hakkın kullanılmasının maliyeti ve potansiyel kötüye kullanımını engelleme mekanizması nedir?
CMK m.202/4'teki hak, m.202/1'deki genel tercüman hakkından birkaç temel yönden ayrılır: 1) Dil Bilgisi Şartı: m.202/1'deki hak, 'meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmeyen' veya engelli olan sanıklar için geçerlidir. m.202/4'teki hak ise, sanığın Türkçe bilmesine rağmen, kendisini başka bir dilde 'daha iyi ifade edebileceğini' beyan etmesi durumunda kullanılır. Yani sanık Türkçe biliyor olabilir. 2) Kullanım Aşaması: m.202/1 genel bir haktır ve yargılamanın her aşamasında (ifade, sorgu, duruşma) geçerlidir. m.202/4'teki hak ise çok daha sınırlıdır; sadece 'iddianamenin anlatılması ve esas hakkındaki mütalaanın verilmesi üzerine yapılacak sözlü savunma' anlarında kullanılabilir. 3) Maliyet: m.202/1 uyarınca atanan tercümanın giderleri Devlet Hazinesi tarafından karşılanır, yani sanık için ücretsizdir. m.202/4 uyarınca sanığın kendisinin seçtiği tercümanın giderleri ise 'Devlet Hazinesi tarafından karşılanmaz', sanığın kendisi tarafından ödenir. 4) Kötüye Kullanımı Engelleme Mekanizması: Kanun, m.202/4'teki bu hakkın 'yargılamanın sürüncemede bırakılması amacına yönelik olarak kötüye kullanılamayacağını' açıkça belirtmiştir. Mahkeme, sanığın bu hakkı davayı uzatma amacıyla kullandığına kanaat getirirse talebi reddedebilir. Bu mekanizma, m.202/1'de açıkça yer almaz. (İlgili metin: ceza-yargilamasinda-tercuman-hakki-ve-uygulanmasi, İlgili Kanun Maddesi: CMK m.202)