Bir davanın ihbarı (HMK m. 61), yargılamanın seyrini nasıl etkiler? HMK m. 62/2'de yer alan 'davanın ihbarı sebebiyle yargılama bir başka güne bırakılamaz' kuralının amacı nedir ve bu kuralın istisnası var mıdır?
Davanın ihbarı, davanın tarafı olmayan üçüncü bir kişiye davanın varlığının bildirilmesidir. İhbar, davayı ihbar eden tarafın, davayı kaybetmesi halinde ihbar edilen üçüncü kişiye rücu etme ihtimali olduğunda yapılır. Yargılamanın seyrini doğrudan etkilemez; yani ihbar edilen kişi davaya katılmak zorunda değildir ve ihbar tek başına delil niteliği taşımaz. İhbarın asıl etkisi, ileride açılabilecek rücu davasında ortaya çıkar. HMK m. 62/2'de yer alan 'davanın ihbarı sebebiyle yargılama bir başka güne bırakılamaz' kuralının temel amacı, yargılamanın gereksiz yere uzatılmasını ve bu usuli kurumun kötüye kullanılmasını engellemektir. Tarafların, davayı sürüncemede bırakmak amacıyla sürekli yeni ihbar taleplerinde bulunmalarının önüne geçilmek istenmiştir. Bu kuralın bir istisnası vardır. Maddede 'ihbarın tevali etmesi gibi zorunlu olan durumlar dışında süre verilemez' denilmektedir. 'İhbarın tevalisi', kendisine dava ihbar edilen kişinin de bir başkasına ihbarda bulunmasıdır. Bu gibi zincirleme ihbar durumlarında veya hakimin takdir edeceği diğer 'zorunlu hallerde', mahkeme bir defaya mahsus olmak üzere süre vererek yargılamayı başka bir güne bırakabilir. Ancak bu, kuralın istisnai bir uygulamasıdır ve hakimin takdirine bağlıdır. (İlgili metin: hmk-madde-62-ihbarin-sekli, İlgili Kanun Maddesi: HMK m. 61, m. 62)