6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, kira sözleşmesinin geçerliliği için bir şekil şartı öngörmüş müdür? Yazılı bir kira sözleşmesi yapmanın temel hukuki faydası nedir ve adi yazılı sözleşme ile noter tarafından düzenlenen sözleşme arasındaki en önemli ispat hukuku farkı nedir?
Hayır, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, genel olarak kira sözleşmelerinin geçerliliği için bir şekil şartı öngörmemiştir. Kira sözleşmesi, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla (sözlü, yazılı, hatta zımni olarak) kurulabilen rızai bir sözleşmedir. Ancak kanunda belirtilen bazı istisnai kira sözleşmeleri (örneğin Kamu İhale Kanunu'na tabi taşınmaz kiraları) için yazılı şekil şartı aranabilir. Kira sözleşmesini yazılı yapmanın temel hukuki faydası, geçerlilik (sıhhat) şartı olması değil, 'ispat kolaylığı' sağlamasıdır. İleride taraflar arasında kira bedeli, kira süresi, özel şartlar gibi konularda bir uyuşmazlık çıktığında, yazılı sözleşme en güçlü delil niteliğindedir. Adi yazılı sözleşme ile noter tarafından düzenlenen sözleşme arasındaki en önemli ispat hukuku farkı, 'imzaya itiraz' durumunda ortaya çıkar. Adi yazılı bir sözleşmede, taraflardan biri altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia (imza inkarı) edebilir ve bu durumda imzanın o kişiye ait olup olmadığının ispatı gerekir. Ancak, noter tarafından re'sen düzenlenen veya onanan bir kira sözleşmesindeki imzalar, sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir ve bu imzalara karşı yapılan itiraz, yargı makamlarınca kabul edilmez. Yani noter tarafından düzenlenen sözleşme, imza konusunda çok daha güçlü bir ispat aracıdır. (İlgili metin: kira-sozlesmesi-ornegi-pdf-word-konut-isyeri)