Muris muvazaası davasında, mirasçılardan birinin tek başına, diğer mirasçıların olurunu almadan, kendi payı oranında tapu iptal ve tescil davası açması mümkün müdür? Bu durumun, ehliyetsizlik veya vekalet görevinin kötüye kullanılması gibi nedenlere dayalı tapu iptal davalarından farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68180

Evet, mümkündür. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre (örneğin Y1HD-K.2020/1409), muris muvazaası davası, terekeye karşı yapılan bir haksız fiil niteliğinde kabul edilir. Bu nedenle, mirasçılardan her biri, diğer mirasçıların muvafakatini almaksızın veya terekeye bir temsilci atanmasını beklemeden, tek başına kendi miras payı oranında tapu iptal ve tescil davası açabilir. Bu durum, 'iştirak halinde mülkiyet' (elbirliği mülkiyeti) kurallarının bir istisnasını oluşturur. Ancak, eğer davacı mirasçı, kendi payı oranında tescil değil de, taşınmazın tamamının 'terekeye iade edilmesini' talep ederse, bu durumda TMK m. 640 gereği diğer tüm mirasçıların davaya olur vermesi veya terekeye bir temsilci atanması zorunludur. Bu durumun ehliyetsizlik, vekalet görevinin kötüye kullanılması, hile gibi nedenlere dayalı tapu iptal davalarından farkı şudur: Yargıtay'a göre (örneğin Y1HD-K.2020/3302) bu sayılan nedenlere dayalı davalar, terekeye karşı işlenmiş bir haksız fiil niteliğinde değildir. Bunlar, terekenin haklarına ilişkin davalardır ve bu nedenle elbirliği mülkiyeti kuralları sıkı bir şekilde uygulanır. Yani, ehliyetsizlik gibi bir nedenle açılacak tapu iptal ve tescil davası, miras payı oranında açılamaz; tüm mirasçıların davaya birlikte katılması veya terekeye temsilci atanması zorunludur. (İlgili metin: muvazaa-mirastan-mal-kacirma-davasi)