Miras bırakanın, malını bağışlamak istemesine rağmen tapuda 'satış' veya 'ölünceye kadar bakma sözleşmesi' gibi ivazlı bir işlemle devretmesinin temel sebebi nedir? Bu durumun 'nispi (mevsuf) muvazaa' olarak nitelendirilmesinin nedenini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68173

Miras bırakanın, aslında bağışlamak istediği bir malı tapuda 'satış' veya 'ölünceye kadar bakma sözleşmesi' gibi göstermesinin temel sebebi, saklı paylı mirasçılarının ileride açabileceği 'tenkis davası'nı etkisiz kılmaktır. Tenkis davası, miras bırakanın kural olarak karşılıksız (ivazsız) kazandırmalarına karşı açılabilir. Miras bırakan, işlemi ivazlı (karşılıklı) bir sözleşme gibi göstererek, bu kazandırmanın tenkise tabi olmasının önüne geçmeyi ve böylece saklı paylı mirasçıların miras haklarını almalarını engellemeyi amaçlar. Bu durumun 'nispi (mevsuf) muvazaa' olarak nitelendirilmesinin sebebi, ortada iki farklı işlemin bulunmasıdır: 1) Görünüşteki İşlem: Tarafların gerçek iradesini yansıtmayan, sadece üçüncü kişileri (mirasçıları) aldatma amacı güden işlemdir (örneğin satış sözleşmesi). 2) Gizli İşlem: Tarafların gerçek iradesini yansıtan ve görünüşteki işlemin arkasına gizlenen asıl sözleşmedir (örneğin bağışlama sözleşmesi). 'Nispi' veya 'nitelikli' muvazaa, tarafların hiçbir işlem yapmayı istemedikleri 'mutlak' muvazaadan farklı olarak, bir işlemi başka bir işlemin altına gizlemeyi ifade eder. Muris muvazaasında da taraflar aslında bir temlik (bağış) istemektedirler, ancak bu temlikin hukuki niteliğini (vasfını) değiştirerek, onu bir satış işlemi perdesi altına gizlemektedirler. Bu yapı, nispi muvazaanın tipik bir örneğidir. (İlgili metin: muvazaa-mirastan-mal-kacirma-davasi)