Soruşturma evrakının 'onaysız fotokopi' suretlerinin dosyada bulunması ve hükme bu belgelere dayanılarak esas alınması, CMK m.169 açısından nasıl bir usuli aykırılık teşkil eder? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihadının temel gerekçesi nedir?
CMK m.169/2, 'Her soruşturma işlemi tutanağa bağlanır. Tutanak, adlî kolluk görevlisi, Cumhuriyet savcısı veya sulh ceza hâkimi ile hazır bulunan zabıt kâtibi tarafından imza edilir.' hükmünü amirdir. Bu hüküm, soruşturma işlemlerinin belgelendirilmesinde sıkı bir şekil şartı öngörür. Hükme esas alınan soruşturma evrakının (ifade tutanakları, olay yeri inceleme raporları, ekspertiz raporları vb.) onaysız fotokopi olması, CMK m.169'a açık bir aykırılık teşkil eder. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı (örneğin Yargıtay 2. CD, 2018/2296 E.; Yargıtay 6. CD, 2020/8680 E.) bu durumu sürekli olarak bir bozma nedeni saymaktadır. Bu içtihadın temel gerekçesi, ceza yargılamasının temel amacı olan 'maddi gerçeğin ortaya çıkarılması' ilkesi ve belgelerin 'güvenilirliğinin denetlenmesi' zorunluluğudur. Onaysız bir fotokopi, belgenin aslının içeriğini doğru yansıtıp yansıtmadığı, üzerinde değişiklik yapılıp yapılmadığı konusunda şüpheye yer bırakır. Yargılama makamları, hükümlerini ancak güvenilirliği denetlenebilen delillere dayandırabilirler. Bir belgenin güvenilirliği ise, aslının veya aslına uygunluğu yetkili makamlarca onaylanmış bir suretinin dosyada bulunmasıyla sağlanır. Onaysız fotokopilere dayanılarak hüküm kurulması, delillerin sıhhati konusunda şüphe yarattığı ve Yargıtay denetimine de olanak vermediği için hukuka kesin aykırılık hallerinden biri olarak kabul edilir. (İlgili metin: cmk-madde-169-sorusturma-evresinde-yapilan-islemlerin-tutanaga-baglanmasi, İlgili kanun maddesi: CMK m.169)