CMK m.202/1'de yer alan 'duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar tercüme edilir' ifadesinin kapsamı hakkındaki belirsizliğin, İHAS m.6/3'te güvence altına alınan adil yargılanma hakkı açısından yarattığı potansiyel ihlalleri tartışınız. Türkçe bilmeyen bir sanığın duruşmaya aktif katılımı için bu ifadenin nasıl yorumlanması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68163

CMK m.202/1'deki 'esaslı noktalar' ifadesi, neyin esaslı olup neyin olmadığı takdirini mahkemeye bıraktığı için bir belirsizlik içermektedir ve bu durum adil yargılanma hakkı (İHAS m.6/3-a ve 6/3-e) açısından ciddi ihlal potansiyeli taşır. İHAS m.6, bir suçla itham edilen kişinin kendisine yöneltilen suçlamanın niteliğini ve sebebini 'ayrıntılı olarak' ve 'anladığı bir dilde' öğrenme hakkını güvence altına alır. 'Esaslı noktalar'ın dar yorumlanması, sanığın duruşmada olan bitenin tamamını anlamasını engeller. Potansiyel ihlaller şunlardır: 1) Silahların Eşitliği İlkesinin İhlali: Sanık, tanık beyanlarının, bilirkişi açıklamalarının veya diğer sanıkların savunmalarının tümünü anlamazsa, bunlara karşı etkin bir şekilde karşı delil sunamaz veya çelişkileri ortaya koyamaz. Bu durum onu iddia makamı ve diğer taraflar karşısında dezavantajlı konuma düşürür. 2) Çelişmeli Yargılama İlkesinin İhlali: Sanık, duruşmadaki tüm diyalog ve tartışmalardan haberdar olmadan yargılamanın gidişatına etki edemez, iddialara tam olarak cevap veremez. 3) Savunma Hakkının Kısıtlanması: Sadece sorgusu veya son savunması sırasında tercüman sağlanması, yargılamanın diğer kritik anlarında (delillerin tartışılması, tanıkların sorgulanması) savunma hakkını işlevsiz bırakır. Bu nedenle, 'esaslı noktalar' ifadesi, sanığın duruşmaya aktif katılımını ve savunma hakkını tam olarak kullanmasını sağlayacak şekilde geniş yorumlanmalıdır. Bu yorum, duruşmada yapılan tüm iş ve işlemleri, tanık ve bilirkişi beyanlarını, savcının ve hakimin açıklamalarını, dosyaya giren yeni belgeleri ve ara kararları kapsamalıdır. İdeal olan, mümkünse eş zamanlı tercüme ile sanığın duruşma akışını anlık olarak takip edebilmesidir. Aksi takdirde, sanığın duruşmadaki varlığı pasif bir izleyicilikten öteye geçemez ve adil yargılanma hakkının özü zedelenir. (İlgili metin: ceza-yargilamasinda-tercuman-hakki-ve-uygulanmasi, İlgili kanun maddesi: CMK m.202, İHAS m.6)