Tapulu bir taşınmazın devrine ilişkin muris muvazaası iddiasında, görünüşteki satış işleminin ve gizli bağışlama sözleşmesinin hukuki akıbeti ne olur? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihadının gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68154

Tapulu bir taşınmazın devrine ilişkin muris muvazaası iddiasında, hem görünüşteki işlem hem de gizli işlem geçersiz sayılır. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı bu yöndedir (Örn: Yargıtay 1.HD 2015/12513 karar). Geçersizliğin gerekçeleri şunlardır: 1) Görünüşteki İşlemin (Satış Sözleşmesi) Geçersizliği: Görünüşteki satış sözleşmesi, tarafların (miras bırakan ve üçüncü kişi) gerçek iradelerini yansıtmadığı için Borçlar Kanunu'nun irade beyanlarındaki uyumsuzluğa ilişkin genel hükümleri uyarınca muvazaa nedeniyle geçersizdir. Amaç, sadece mirasçıları aldatmaktır. 2) Gizli İşlemin (Bağışlama Sözleşmesi) Geçersizliği: Gizli olan bağışlama sözleşmesi, tarafların gerçek iradesini yansıtmakla birlikte, tapulu taşınmazların devrini öngören sözleşmeler için kanunun aradığı resmi şekil şartına uyulmadığı için geçersizdir. Türk Medeni Kanunu m. 706, Borçlar Kanunu m. 237 ve Tapu Kanunu m. 26, taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin resmi şekilde (tapu sicil müdürlüğünde) yapılmasını zorunlu kılar. Gizli bağış anlaşması bu şekle tabi olmadığından, hukuken yok hükmündedir. Sonuç olarak, her iki işlem de geçersiz olduğundan, miras hakkı ihlal edilen mirasçılar, tapu kaydının iptali ile taşınmazın terekeye iadesini talep edebilirler. (İlgili metin: muvazaa-mirastan-mal-kacirma-davasi)