Muris muvazaası davasında 'denkleştirme' savunmasının kabul edilebilmesi için Yargıtay'ın aradığı koşullar nelerdir? Miras bırakanın tüm mirasçılar arasında makul olmayan bir denge ile yaptığı paylaştırma, muvazaa iddiasını nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68153

Muris muvazaası davasında 'denkleştirme' savunması, miras bırakanın amacının mirasçıdan mal kaçırmak değil, sağlığında mallarını mirasçıları arasında pay etmek olduğu iddiasına dayanır. Yargıtay uygulamasına göre, bu savunmanın kabulü için iki temel koşul aranır: 1) Paylaştırmanın tüm mirasçıları kapsaması: Miras bırakanın sadece bir veya birkaç mirasçıya pay vermesi, paylaştırma iradesini değil, mal kaçırma kastını gösterir. 2) Paylaştırmada makul ve hoşgörü ile karşılanabilecek bir dengenin olması: Mirasçılar arasında yapılan paylaştırmada tam bir matematiksel eşitlik aranmasa da, paylar arasında makul ve hoşgörü sınırlarını aşan bir dengesizlik bulunmamalıdır. Eğer miras bırakan, mallarını mirasçıları arasında paylaştırırken bazılarına önemli ölçüde daha fazla, bazılarına ise çok az pay vermişse veya hiç pay vermemişse, bu durum 'paylaştırma' amacı değil, 'mirasçıdan mal kaçırma amacı'nın üstün tutulduğu şeklinde yorumlanır. Bu takdirde, muvazaanın 'mirasçıları aldatma amacı' unsuru gerçekleşmiş sayılır ve pay almayan veya az pay alan mirasçıların muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davası açma hakları doğar. Denkleştirmenin varlığı, tanık, belge ve uzman bilirkişi incelemesi gibi delillerle, her mirasçıya verilen değerlerin karşılaştırılması yoluyla tespit edilir. (İlgili metin: muvazaa-mirastan-mal-kacirma-davasi, İlgili Karar: 1.4.1974 gün ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı)