Miras bırakanın, hasta olduğu dönemde bakımını üstlenen çocuğuna minnet duygusuyla bir taşınmazını devretmesi, diğer mirasçılar tarafından açılan muris muvazaası davasında nasıl bir hukuki değerlendirmeye tabi tutulur?
Yargıtay kararlarına göre (örn: 1.HD 2014/14001 K.), muris muvazaası davasının temel amacı miras bırakanın mal kaçırma kastının olup olmadığını tespit etmektir. Miras bırakanın, özellikle hasta ve bakıma muhtaç olduğu dönemde kendisine özel bir bakım ve hizmet sunan mirasçısına minnet duygusuyla yaptığı temlikler, mal kaçırma kastı olarak değerlendirilmez. Bu tür devirlerde, yapılan bakım ve hizmetin bir tür 'ivaz' (karşılık) teşkil ettiği kabul edilebilir. Eğer temlik, sağlanan özel bakım ve hizmete karşılık makul bir seviyede ise, devrin mirasçılardan mal kaçırma amacı taşımadığı ve muvazaalı olmadığı sonucuna varılır. HGK kararlarında da (örn: 2017/1-1247 E., 2019/47 K.) özel bakım ve hizmetin 'semen' (bedel) olarak değerlendirilmesi gerektiği benimsenmiştir. Bu durumda tapu iptal ve tescil davasının reddedilmesi gerekir. (Kaynak: muvazaa-mirastan-mal-kacirma-davasi.html)