Başkasına ait kimliği kullanarak suç işleyen bir kişi, henüz kimliğini kullandığı kişi hakkında herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadan önce gerçek kimliğini açıklarsa, TCK m.268 açısından hukuki durumu ne olur ve TCK m.269'daki etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68130

Fail, başkasının kimliğini verdikten sonra, o kişi hakkında herhangi bir adli işlem (soruşturma başlatılması, ifadeye çağrılması vb.) yapılmadan önce durumu açıklarsa, TCK m.268'de düzenlenen suç oluşmaz. Çünkü suçun manevi unsuru olan 'başkası hakkında soruşturma/kovuşturma yapılmasına neden olma' amacı gerçekleşmemiştir. Bu durumda, sanığın eylemi TCK m.268'i değil, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40. maddesindeki 'kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak' kabahatini oluşturur. Suç oluşmadığı için, TCK m.269'daki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmaz. Etkin pişmanlık, tamamlanmış bir suçtan sonra failin gösterdiği pişmanlık nedeniyle cezada indirim yapılmasını sağlayan bir kurumdur; oluşmamış bir suçta uygulanamaz. (Yargıtay 11. Ceza Dairesi - Karar: 2018/149, Kaynak: baskasina-ait-kimlik-bilgilerinin-kullanilmasi-sucu.html)