Daha önce işlediği bir suç nedeniyle hakkında çıkarılmış yakalama kararının infazından kurtulmak için polise başkasına ait kimlik bilgilerini veren bir kişinin eylemi neden TCK m.268 kapsamında değerlendirilmez? Yargıtay bu durumda hangi suçun oluştuğunu kabul etmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68129

Bu eylem TCK m.268 kapsamında değerlendirilmez çünkü bu suçun unsuru 'kendisı hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek'tir. Yakalama kararı, zaten başlamış olan bir soruşturma veya kovuşturmanın ya da kesinleşmiş bir hükmün sonucudur. Fail bu durumda yeni bir soruşturmanın başlamasını engellemeye değil, mevcut bir soruşturma veya infazın sonuçlarından kaçmaya çalışmaktadır. Bu nedenle TCK m.268'in amacı gerçekleşmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/378 sayılı kararına göre, bu durumda failin eylemi, kimlik tespiti amacıyla bir tutanak (yakalama tutanağı, ifade tutanağı vb.) düzenlenmesine neden olduğu için, TCK m. 206'da düzenlenen 'resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan' suçunu oluşturur. (Kaynak: baskasina-ait-kimlik-bilgilerinin-kullanilmasi-sucu.html)