Muris muvazaası iddiasıyla terekeye iade talebiyle açılan bir davada, dava dışı mirasçıların davaya olurlarının alınması veya terekeye temsilci atanması zorunluluğunun hukuki dayanağı nedir?
Bu zorunluluğun hukuki dayanağı, terekenin 'elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet' hükümlerine tabi olması ve bu mülkiyet türünde ortakların oybirliğiyle hareket etme zorunluluğudur. Türk Medeni Kanunu'nun 701. ve 702. maddeleri, elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmadığını ve haklarının ortaklığa giren malların tamamına yayıldığını, bu nedenle kural olarak birlikte hareket etmeleri gerektiğini düzenler. TMK m.640 ise miras ortaklığının (terekenin) yönetimi ve temsili ile ilgili kuralları içerir. Terekeye iade davası, tüm mirasçıların ortak menfaatini ilgilendiren bir dava olduğu için, ya tüm mirasçıların davaya katılması (muvafakat) ya da miras şirketini temsilen bir temsilci (tereke temsilcisi) atanarak davanın yürütülmesi gerekir. Yargıtay'ın 11.10.1982 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı da bu yöndedir. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-Karar: 2020/6820, Kaynak: muvazaa-mirastan-mal-kacirma-davasi.html)