Yargıtay kararlarında, rüşvet verme suçunda, memurun suçüstü yapılması amacıyla rüşvet teklifini kabul etmiş gibi görünmesi, suçun teşebbüs aşamasında kaldığının kabul edilmesinin temel mantığı nedir?
Temel mantık, 5237 sayılı TCK m.252/1'in, suçun tamamlanması için 'rüşvet konusunda anlaşmaya varma'yı bir unsur olarak aramasıdır. 'Anlaşma', tarafların iradelerinin rüşvetin verilmesi ve alınması konusunda birleşmesidir. Olayda, memurun iradesi rüşvet almak değil, suçüstü yaparak faili yakalamaktır. Dolayısıyla, taraflar arasında hukuken geçerli bir 'anlaşma' iradesi oluşmamıştır. Fail, rüşvet verme eylemini gerçekleştirmek için icra hareketlerine başlamış (teklifte bulunmuş, parayı hazırlamış), ancak memurun gerçek iradesi farklı olduğu için suçun konusu olan 'anlaşma' unsuru tamamlanamamıştır. Bu nedenle Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2011/1826 sayılı kararında eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilmiştir. (Kaynak: cmk-madde-169-sorusturma-evresinde-yapilan-islemlerin-tutanaga-baglanmasi.html)