Muris muvazaası davasında, HMK 297/2. maddesi ve 'doğru sicil oluşturma ilkesi' gereğince, mahkeme hükmünün sonuç kısmının nasıl olması gerekir?
HMK m. 297/2, hükmün sonuç kısmının, 'gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiğini' düzenler. 'Doğru sicil oluşturma ilkesi' ise, tapu sicilinde karışıklığa yol açmayacak, infazı kabil kararlar verilmesini gerektirir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2020/6887 sayılı kararında, bu ilkeler uyarınca, davacıların pay oranında tescil talep ettiği bir davada, mahkemenin taşınmazın tamamının tapusunu iptal etmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir. Hüküm, sadece talep edilen paylar oranında iptal ve tescili, kalan payın ise davalı üzerinde bırakılmasını açıkça belirtmelidir. (Kaynak: muvazaa-mirastan-mal-kacirma-davasi.html)