Muris muvazaası davası ile ehliyetsizlik veya vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptal davaları arasında, terekenin hukuki niteliği açısından nasıl bir fark gözetilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68049

Yargıtay içtihatları bu iki dava türü arasında terekenin hukuki niteliği açısından bir fark gözetmektedir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2020/3302 sayılı kararında da belirtildiği gibi; 1) Muris Muvazaası Davası: Bu dava, 'terekeye karşı yapılan mülkiyetten kaynaklanan haksız fiil' niteliğinde kabul edilir. Bu nedenle, her mirasçı kendi payı oranında dava açabilir ve terekenin elbirliği mülkiyetinde olması buna engel değildir. 2) Ehliyetsizlik, Vekalet Görevinin Kötüye Kullanılması vb. Davalar: Bu davalarda ise uyuşmazlık, terekenin kendisiyle ilgilidir ve murisin irade sakatlığına dayanır. Bu durumda, tereke 'elbirliği mülkiyeti' hükümlerine tabidir ve mirasçıların davayı birlikte açmaları veya bir temsilci aracılığıyla hareket etmeleri gerekir (TMK m.640). Mirasçıların kendi aralarında açacakları davalarda ise tereke 'paylı mülkiyet' hükümlerine tabi olur ve miras payı oranında dava açılabilir. (Kaynak: muvazaa-mirastan-mal-kacirma-davasi.html)