5237 sayılı TCK’nın 35. maddesinin, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunda uygulanıp uygulanamayacağı konusunda, 765 sayılı TCK döneminden farklı olarak nasıl bir değişiklik olmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68030

765 sayılı TCK'nın 213/1. maddesine göre rüşvet suçu, teklif veya vaat ile tamamlanan bir neticesi harekete bitişik suçtu ve teşebbüse elverişli değildi. Ancak, 5237 sayılı TCK'nın 252/1. maddesi, rüşvet suçunun tamamlanması için 'anlaşmaya varma' veya 'verme' eylemlerini aramaktadır. Bu durum, suçu teşebbüse elverişli hale getirmiştir. Metindeki Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2011/1826 sayılı kararında, bu değişiklikten yola çıkarak benzer bir mantıkla şu sonuca varılmıştır: Sanıkların rüşvet teklifini jandarma komutanının suçüstü yapmak için kabul etmiş görünmesi, taraflar arasında gerçek bir 'anlaşma' olmadığı anlamına gelir. Bu nedenle eylem, tamamlanmış suç değil, 'rüşvete teşebbüs' suçunu oluşturur ve sanıklar hakkında TCK m.35'teki teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu yorum, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçuna da sirayet edebilir. (Bu soru metindeki bir kararın dolaylı yorumuna dayanmaktadır. Rüşvet suçu örneği üzerinden teşebbüsün mümkün hale gelmesi açıklanmıştır.) (Kaynak: cmk-madde-169-sorusturma-evresinde-yapilan-islemlerin-tutanaga-baglanmasi.html - Not: Bu sorunun cevabı metindeki bir Yargıtay kararının rüşvet suçuyla ilgili kısmından türetilmiştir ve doğrudan TCK 268 ile ilgili değildir, ancak dolaylı bir bağlantı kurar.)