Bir ceza davasında, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan daha önce verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının gerekçeli kararının sanığa tebliğine ilişkin tebligat parçasının dosyada bulunmaması, Yargıtay tarafından neden bir bozma nedeni olarak görülmüştür?
Bu durum, kararın sanığa usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğinin ve dolayısıyla kararın kesinleşip kesinleşmediğinin denetlenememesi nedeniyle bir bozma nedeni olarak görülmüştür. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/3358 sayılı kararında, sanığın yokluğunda verilen bir kararın itiraz hakkını kullanabilmesi için kendisine tebliğ edilmesi zorunludur. Tebligat parçasının dosyada olmaması, tebligatın yapılıp yapılmadığı veya usulüne uygun yapılıp yapılmadığı konusunda belirsizlik yaratır. Bu belirsizlik altında, kararın kesinleştiği varsayılarak sonraki işlemlerin (örneğin denetim süresinde işlenen yeni suç nedeniyle hükmün açıklanması) yapılması, sanığın savunma ve itiraz hakkını ihlal edebilir. Yargıtay, denetime olanak sağlamak için bu tür usuli eksikliklerin giderilmesini aramaktadır. (Kaynak: cmk-madde-169-sorusturma-evresinde-yapilan-islemlerin-tutanaga-baglanmasi.html)