Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanarak kolluk görevlilerine yalan beyanda bulunan bir failin, parmak izi araştırması sonucunda gerçek kimliği ortaya çıktıktan sonra kimliğini itiraf etmesi durumunda, TCK m.269'daki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir mi?
Hayır, yararlanamaz. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/1023 sayılı kararında da belirtildiği gibi, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için failin 'gönüllü' olarak pişmanlık gösterip gerçeği açıklaması gerekir. Olayda olduğu gibi, failin yalan beyanı başka delillerle (parmak izi, tanık beyanı vb.) çürütüldükten sonra, artık inkar etme imkanı kalmadığı için gerçek kimliğini açıklamak zorunda kalması, gönüllü bir geri dönüş olarak kabul edilmez. Bu durum, bir 'zorunluluktan kaynaklanan itiraf' olup, TCK m.269'da aranan etkin pişmanlık iradesini yansıtmaz. Dolayısıyla, bu durumda faile ceza indirimi uygulanmaz. (Kaynak: baskasina-ait-kimlik-bilgilerinin-kullanilmasi-sucu.html)