Sanığın, başkasına ait kimlik bilgilerini verdikten sonra, parmak izi incelemesi gibi zorunlu bir nedenle gerçek kimliği ortaya çıkınca durumu itiraf etmesi, TCK m. 269'daki etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilir mi?
Hayır, değerlendirilmez. Yargıtay kararlarına göre, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için sanığın kendi iradesiyle, gönüllü olarak iftirasından dönmesi gerekir. Parmak izi araştırması gibi delillerle gerçek kimliği zaten ortaya çıktıktan veya çıkmak üzereyken, başka çaresi kalmadığı için kimliğini açıklamak zorunda kalması, TCK m. 269 anlamında bir 'etkin pişmanlık' olarak kabul edilmez ve ceza indirimi uygulanmaz. (Yargıtay 21. Ceza Dairesi - Karar: 2017/752 kararına atfen. Kaynak: baskasina-ait-kimlik-bilgilerinin-kullanilmasi-sucu.html)