Metindeki analize göre, bir tanığın, kendisi hakkında verilen ve henüz kesinleşmemiş bir mahkumiyet kararı varken, sırf lehe temyiz kanun yoluna başvurmuş olması, 'nemo tenetur' ilkesinin uygulanmasını neden engellemez?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #67287

Metindeki analize göre bu durum 'nemo tenetur' ilkesini engellemez. Çünkü, sanığın lehe yaptığı temyiz başvurusu sonucunda, karar usuli bir sebeple (örneğin eksik soruşturma, savunma hakkının kısıtlanması gibi) bozulabilir. Bu durumda dava yeniden görülecektir. İşte bu yeniden görülecek davada, kişinin tanıklık yapmaya zorlanarak elde edilen ve kendi aleyhine olan beyanları, dosyaya yeni giren bir delil olarak mahkumiyetine tekrar gerekçe yapılabilir. Her ne kadar ceza miktarı açısından müktesep hak koruması olsa da, beraat etme ihtimali olan bir sanığın, bu yeni delil nedeniyle tekrar mahkum olması riski vardır. Bu risk dahi, kişinin susma ve kendini suçlamama hakkından yararlanması için yeterli bir gerekçedir. (Kaynak: https://sen.av.tr/tr/makale/susma-ve-kendini-suclamama-hakkinin-taniklikta-yeri)