AYM'nin Yakup Güneş kararında, tanığın 'disiplin hapsine maruz kalma' ile 'beraat edebileceği hâlde mahkumiyet kararının onanmasına sebebiyet verme' seçenekleri arasında bırakılması neden 'nemo tenetur' ilkesiyle bağdaşmaz bulunmuştur?
Bu durumun ilkeyle bağdaşmaz bulunmasının sebebi, tanığın Anayasal bir hakkını kullanması ile hürriyetinden yoksun bırakılması gibi ağır bir yaptırım arasında bir seçim yapmaya zorlanmasıdır. Bu, bir 'zorlama' ve 'baskı' durumu yaratır. 'Nemo tenetur' ilkesinin temel amacı ise, tam olarak bu tür zorlamalara karşı kişiyi korumaktır. Kişi, ya susma hakkını kullanarak hapse girecek ya da hapse girmemek için kendi aleyhine sonuç doğurabilecek bir beyanda bulunmak zorunda kalacaktır. AYM'ye göre, bir hakkın kullanımının bu şekilde ağır bir bedele bağlanması, o hakkı anlamsız ve etkisiz kılar, bu nedenle Anayasa m. 38/5'e aykırıdır. (Kaynak: https://sen.av.tr/tr/makale/susma-ve-kendini-suclamama-hakkinin-taniklikta-yeri)