Bir işçinin, hırsızlıkla itham edilip 'istifa etmezsen seni polise veririz' denilmesi üzerine istifa dilekçesi vermesi, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2015/1501 E. sayılı kararında nasıl bir hukuki sorun olarak ele alınmıştır? Mahkemenin davacı tanıklarını hiç dinlememesi bu bağlamda nasıl bir sonuç doğurmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #67064

Bu olayda hukuki sorun, davacının verdiği istifa dilekçesinin irade fesadı (tehdit, baskı) altında verilip verilmediği ve feshin gerçekte işveren tarafından haksız olarak mı yapıldığı noktasındadır. Davacı, istifasının baskı altında alındığını iddia etmektedir. Mahkeme, bu iddianın ispatı için davacının gösterdiği tanıkları 'yargılamaya yenilik getirmeyeceği' gibi soyut bir gerekçeyle hiç dinlemeden davayı reddetmiştir. Yargıtay, davacının iddiasını ispat etme hakkının temel bir hak olduğunu ve tanıklarının dinlenmemesinin 'hukuki dinlenilme hakkının' (HMK m. 27) ve 'adil yargılanma hakkının' ihlali olduğunu belirtmiştir. Davacının irade fesadı iddiası ancak tanıklar dinlendikten sonra değerlendirilebileceğinden, mahkemenin kararı eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur. (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-241-taniklardan-bir-kisminin-dinlenilmesiyle-yetinilmesi.html)