AYM'nin Yakup Güneş kararında, tanıklıktan çekinen başvurucuya disiplin hapsi verilmesi neden 'kanuni temelden yoksun' bulunmuştur? Bu karar, CMK m. 60'da düzenlenen disiplin hapsi yaptırımının uygulanma sınırlarını nasıl etkiler?
AYM, başvurucunun Anayasa m. 38/5'te güvence altına alınan 'nemo tenetur' ilkesi uyarınca tanıklık yapmaya zorlanamayacağına karar vermiştir. Bir kişinin tanıklık yapmaya zorlanamayacağı bir durumda, tanıklık yapma yönünde 'kanuni bir yükümlülüğü' de bulunmaz. CMK m. 60'taki disiplin hapsi ise, 'yasal bir sebep olmaksızın' tanıklıktan çekinme haline özgü bir yaptırımdır. AYM'ye göre, başvurucunun Anayasal bir hakka dayanarak tanıklıktan çekinmesi 'yasal bir sebep' teşkil ettiğinden, ona disiplin hapsi uygulanmasının kanuni bir dayanağı kalmamıştır. Bu karar, CMK m. 60'ın uygulanabilmesi için tanığın gerçekten 'yasal bir sebebi olmadan' çekinmesi gerektiğini, Anayasa m. 38/5'e dayalı bir çekinmenin ise yasal bir sebep olduğunu ve bu durumda disiplin hapsi verilemeyeceğini ortaya koyarak yaptırımın sınırlarını netleştirmiştir. (Kaynak: https://sen.av.tr/tr/makale/susma-ve-kendini-suclamama-hakkinin-taniklikta-yeri)