Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3716 E. sayılı kararında, sanık hakkında FETÖ/PDY üyeliğinden temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesine ilişkin mahkeme gerekçesi neden 'yeterli ve yasal olmayan' olarak nitelendirilmiştir? Karara göre cezanın bireyselleştirilmesinde hangi ilkelere uyulmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #67031

Kararda, mahkemenin 'silahlı terör örgütüne yapılan yardımın niteliği, vehamet arz edebilecek olumsuzlukların gözlenmesi' gibi teşdit gerekçelerinin somut dayanaklarının gösterilmediği; 'örgütün niteliği ve yaşanan darbe teşebbüsü süreci' gibi gerekçelerin ise sanığın kişisel eylemlerine özgü olmayıp genel nitelikte olduğu ve bu nedenle cezanın kişiselleştirilmesinde (TCK m. 61) bir ölçüt olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Karara göre cezanın bireyselleştirilmesinde; suçun işleniş biçimi, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı gibi TCK m. 61'deki somut ölçütlere dayanılmalı, gerekçeler keyfilikten uzak olmalı ve sanığın eylemlerine özgü olmalıdır. (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-302-temyiz-isteminin-esastan-reddi-veya-hukmun-bozulmasi.html)