2911 sayılı Kanun'un 28. maddesi, kanuna aykırı toplantı düzenleyen veya yönetenler ile bu toplantılara 'katılanlar' arasında bir ayrım yapmadan aynı cezayı öngörmektedir. Bu düzenlemeyi, AİHM'in 'caydırıcı etki' ve 'ölçülülük' ilkeleri açısından eleştirel bir şekilde değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #67027

2911 s. Kanun m. 28, 'kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenleyen veya yönetenlerle bunların hareketlerine katılanlar' için bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörerek düzenleyici/yönetici ile sadece katılan arasında bir ayrım yapmamaktadır. Bu durum, AİHM'in 'ölçülülük' ilkesine aykırılık teşkil edebilir. Zira düzenleyici veya yöneticinin sorumluluğu ile sadece pasif bir şekilde katılan bir bireyin sorumluluğu aynı ağırlıkta değildir. Sadece barışçıl bir toplantıya katıldığı için ağır bir ceza tehdidi altında olmak, bireyler üzerinde 'caydırıcı bir etki' yaratarak onları gelecekte toplantı ve gösteri özgürlüklerini kullanmaktan alıkoyabilir. AİHM, yaptırımın bireyin eylemiyle orantılı olması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu nedenle, düzenleyici ile katılımcı arasında bir ayrım gözetmeyen bu hüküm, eleştiriye açıktır. (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/2911-say%C4%B1l%C4%B1-toplanti-ve-gosteri-yuruyusu-yasasina-muhalefet-sucu.html)